Anaplastik Tiroid Kanseri Nedir?

Anaplastik Tiroid Kanseri Nedir?

Anaplastik karsinom tiroid kanserinin nadir bir türüdür ve tiroid kanserlerinin yaklaşık% 1’ini oluşturur. Çoğunlukla var olan bir papiller veya foliküler kanserden geliştiği tahmin edilmekte, bu sebepten dolayı folikül epitelinden kaynaklanan bir kanser olarak düşünülür.

Kanser hücreleri mikroskop aracılığıyla izlendiği zaman normal tiroid hücrelerine çok benzemediklerinden bu kanser farklılaşmamıştır (indiferansiye). Bu kanser çeşidi çok hızlı büyür, boyuna ve vücudun diğer bölgelerine hızla yayılır ve tedavi edilmesi oldukça zordur. Prognoz oldukça kötü ve altı aydan uzun yaşam nadir görülmüştür.

Kişilerde boyunda hızlı büyüyen ağrısız kitle şikayeti bulunmaktadır. Kitle içine kanama sonucu ağrı şikayeti olabilir. Hastalarda disfalji, kilo kaybı, ses kısıklığı, vokal kord paralizisi ve dispne görülebilir.

Tanı genellikle klinik ile konulmaktadır. Boyunda 5 cm’yi geçen, multiple ve bilateral olabilen kitle ele muayenede anlaşılır. Sert ve fiskedir, yutkunmakla hareket etmesi beklenemez.

Çok invaziv olduğu için çoğunlukla tamamen rezeke edilemez, cerrahi tedavi hava yolu obstrüksiyonun önlenmesine yöneliktir. Radyoterapi ve kemoterapi mortalite oranını etkilememektedir. Tiroid bezi, kelebek şeklinde boynun ön kısmında bulunan bir bezdir.

Vücudun sıcaklığını, kalp atış hızını, kan basıncını ve kilosunu düzenleyen tiroid hormonlarını salgılamaktan sorumlu bir bezdir. Anaplastik tiroid kanseri, tiroid hormonlarını üreten foliküler epitel hücrelerden kaynaklanan farklılaşmamış bir tümör çeşididir. Nadir görülen kanserlerden birisidir.

Anaplastik tiroid kanserleri hızlı yayılan tümörler olup, tanı anında kişilerin yarıdan fazlası yakını 4. evrede olmaktadır. Hastalığın tanısı genelde biyopsi alınarak pataloji testiyle mikroskop aracılığıyla incelenerek olur.

Ameliyat, radyoterapi, kemoterapi, tirozin kinaz olarak isimlendirilen akıllı ilaçlar ve bunların kombinasyonları anaplastik tiroid kanserinin tedavisinde kullanılan yöntemlerindendir.

Kimler Anaplastik Tiroid Kanseri Olur? (Yaş Ve Cinsiyet Dağılımı)

Anaplastik tiroid kanseri, bütün tiroid kanser çeşitlerinin %5’ten azını oluşturur.

Dünya genelinde yıllık yaklaşık 70-80 bin yeni anaplastik tiroid kanseri vakası olduğu tahmin edilmektedir.

Çoğunlukla 65 yaş ve üzerindeki kişilerde rastlanır.

Kadınlarda erkekler bireylere göre 2 kat daha fazla görülür.

Anaplastik Tiroid Kanseri Risk Faktörleri Nelerdir?

65 yaşından sonra risk oranı artmaktadır.

Bu kanser çeşidi görülen hastaların çoğunda uzun guatr olduğu tespit edilmiştir.

Radyoaktif maddelere maruz kalma durumu ya da baş-boyun süreli bölgesine radyoterapi görme öyküsü, tiroid kanseri riskini arttırmaktadır.

Not: Bir risk faktörüne sahip olmak, mutlaka kanser gelişeceği anlamına gelmemekte, yalnızca o risk faktörüne sahip olmayanlara göre ihtimalin arttığını göstermektedir.

Anaplastik Tiroid Kanserinin Nedenleri Nelerdir?

Tiroidin anaplastik karsinomunun, önceden saptanamamış, uzun süredir devam eden diğer tiroid kanserlerinden (örneğin, papiller, folliküler) dolayı olduğu düşünülmektedir.

Onkojen C-myc, H-ras ve Nm23 ile genetik bir ilişkiye sahip, ayrıca anaplastik tiroid kanserli kişilerin tümörlerinde BRAF, RAS, katenin (kaderin ile ilişkili protein), beta 1, PIK3CA, TP53, AXIN1, PTEN ve APC genlerinde mutasyonlar bulunur ve kromozomal anormallikler çok fazla görülür.

Anaplastik Tiroid Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

İlk belirti olarak çoğunlukla boyunda kitle saptanmasıdır.

  • Kanlı balgam
  • Yutkunma veya solunum zorluğu
  • Ses kısıklığı, ses değişiklikleri
  • İştahsızlıktan dolayı hızlı kilo kaybı

Anaplastik Tiroid Kanseri Nedir?

Anaplastik Tiroid Kanseri Nasıl Teşhis Edilir?

Bu hastalığın tanısı için biyopsi esas olup, ultrason eşliğinde yapılmaktadır. Radyoaktif iyot kullanarak tiroid bezinin radyolojik görüntüsünü alabilmek için yapılır. Genel olarak ince iğne aspirasyon biyopsisi yapılır, yetersiz olduğu zamanlarda eksizonel biyopsi tercih edilmektedir.

Anaplastik tiroid kanseri teşhis edildiği zaman diğer tarama ve testler; nodül boyutunu, yerini ve yayılma durumunu belirlemeye yardımcı olabilir.

Bu Testler:

  • Bilgisayarlı tomografi, PET-BT ve manyetik rezonans görüntülemeleri
  • Göğüs röntgen filmi (X-ray)
  • Laringoskopi veya fiber optik muayene, ses tellerinin etkilenip etkilenmediğini anlamak için yapılabilir.

Anaplastik Tiroid Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?

Anaplastik tiroid kanserinde tümör hızlı büyüyüp yayıldığı için acil trakeostomi müdahalesi gerekir. Trakeostomi, nefes borusuna dışarıdan delik açma operasyonudur.

Tanı anında tümör uzak organlara yayılmamış halde, ancak ameliyatla çıkarılabilir durumda değilse, radyoterapi ve/veya kemoterapi işlemleri ile tümör küçültülmeye çalışılır. Anaplastik tiroid kanserinde radyoaktif iyot tedavisi uygulanmaz.

Tedavi yöntemleri aşağıdaki faktörlere bağlı hastalara göre özel uygulanmalıdır;

  • Yaş
  • Tümörün boyutu
  • Kanserin yayılma derecesi
  • Anaplastik tiroid kanserinin 3 temel tedavi yöntemi vardır: Ameliyat, radyoterapi ve kemoterapi şeklindedir.

Tiroid kanseri ameliyatı: Tiroidektomi ismi verilen bu yöntemle tiroid bezi tamamen çıkarılabilir. Bu prosedür, ancak kanser tiroidle sınırlı olduğunda ya da kansere bağlı şikayetleri azaltmaya yönelik yapılır.

Radyoterapi ve Kemoterapi: Radyoterapi, çoğunlukla ameliyat öncesi tümörü küçültmek ve ameliyat sonrası hastalığın tekrar etme riskini azaltmak için uygulanır. Bazı tümör çeşitleri sadece ameliyatla temizlenmez ama radyasyonla bu mümkün olabilir. Ayrıca metastatik hastalıkta şikayetleri azaltmaya yönelik de verilebilir.

Kemoterapi, vücutta bulunan kanser hücrelerini öldürmek veya kanserin yayılmasını yavaşlatmak için uygulanan bir yöntemdir. Kan dolaşımı yoluyla uygulanır ve kişinin ağrısını azaltmada yardımcı olabilir.

Anaplastik tiroid tümörünün tedavisinde uygulanan kemoterapi ilaçları doksorubisin (adriamisin) sisplatin, dosetaksel ve paklitakseldir. Doksorubisin, antrasiklin sınıfı bir kanser ilacıdır çeşididir. Metastatik tiroid kanserinde doksorubisin yüksel olasılıkla en etkili kemoterapi ilacıdır.

Hedefe yönelik akıllı ilaçlar: Tiroid kanserlerinde %30-50 oranı arasında BRAF mutasyonu saptanmıştır. Ayrıca başka hedefe yönelik ilaç olan mTOR baskılayıcı everolimus da metastatik hastalıkta palyatif tedavi olarak uygulanabilir.

Anaplastik tiroid kanserinin prognozu (hastalık seyri) nedir?

Anaplastik tiroid kanseri, tiroid kanser türlerinden yalnızca %5’inden daha azını oluşturmasına rağmen, tiroid kanserine bağlı ölümlerin %50’sinden sorumludur.

Bu hastalığa yakalanan kişilerin ortalama yaşam süresi 6 ay kadar bir süreden oluşmaktadır. Bu sebeple anaplastik tiroid kanserinde palyatif tedaviler, tanı anından itibaren oldukça önemli bir yer tutar.

Hastaların trakeostomi tüpü ile rahat nefes almaları, gastrostomi (mideye yerleştirilen beslenme tüpü) ile daha kolay beslenmeleri gibi temel ihtiyaçları karşılanabilir.

Papiller Tiroid Kanseri

Papiller Tiroid Kanseri

Tiroid bezinde görülen kanserlerin %70 – %80 kadarını oluşturan papiller tiroid kanseri, ultrason ve iğne biyopsisi gibi tanı yöntemlerinin gelişmesi ile muhtemelen vücudun en sık teşhis edilen kanserlerinden biri halini gelmiştir. Özellikle 45 yaş altı kişilerde, başarı oranı yüksek olarak tanımlanabilecek kanser türlerinden birisidir.

Yavaş gelişen bu tümör, kimi zaman boyundaki lenf bezelerine metastaz (sıçrama) yapabilmektedir.

Ameliyatla tiroid bezinin tümör kapsayan yarısının ya da tamamının çıkartılması, kimi zaman da boyundaki lenf bezelerinin vücuttan temizlenmesi (boyun diseksiyonu) ve sonrasında da gerekliliğe göre radyoaktif iyot tedavisi ile hastanın tamamıyla sağlığına kavuşması söz konusu olabilir.

Mikropapiller Tiroid Kanseri (Papiller Mikro Karsinom) Nedir?

Tiroid bez dokusunda 1cm’den küçük bir tiroid nodülünün, papiller tiroid kanseri kapsadığının anlaşılması durumunda artık mikropapiller tiroid kanseri söz konusudur. Bu sorun şu şekillerde karşımıza çıkabilir:

  • Nodülün, ultrasonda şüpheli belirtiler göstermesi üzerine ince iğne biyopsisi ile içinden alınan örneklerin tiroid papiller kanseri varlığını göstermesi,
  • Ameliyatla çıkartılan tiroid dokusunda iri nodüllerde değil de, 1cm’den küçük bir ya da birden fazla papiller kanser odağı belirlenmesi,
  • Boyundaki lenf bezelerinde papiller kanser odağı belirlenmesi üzerine, boyun diseksiyonu yanı sıra tiroid bezinin de çıkartılması ile bu bezin patoloji uzmanları tarafından araştırılması sırasında 1 cm’den küçük bir ya da birden fazla papiller kanser odağının belirlenmesi.

Mikropapiller tiroid kanserinin ayrıca niteliği, eğer boyun lenf bezelerine metastaz gibi bir durum yoksa, tümör tiroid bezi dokusunun içinde sınırlıysa, tiroid bezinin tümör kapsayan yarısının çıkartılmasıyla (bezin her iki yarısında tümör tespit edilmesi durumunda tamamının çıkartılması) yeterli tedavinin sağlanabilmesidir.

Çoğu kez cerrahi tedavi yeterli olmakta, sonrasında ek radyoaktif iyot tedavisi gibi bir yönteme ihtiyaç duyulmamaktadır.

Yine de bu tür durumlarda, uygulanacak tedavi yöntemi, kişinin ve hastalığın niteliklerine, hekimin seçimine göre farklılık gösterebilir. Bu sebeple bu konudaki sorularınızı hekiminizle yüz yüze konuşmak daha doğru olabilir.

Papiller Tiroid Kanseri Sebepleri Nelerdir Ve Kimlerde Daha Sık Görülür?

Radyasyon ve papiller tiroid kanseri arasındaki ilişki, bilimsel olarak ispatlanmış bir gerçektir. Özellikle 20 yaşından önce radyasyona uğrayan bireylerin, ilerleyen yıllarda tiroid bezinde kanser ortaya çıkma olasılığı, diğer bireylere göre daha fazladır.

Japonya’da atom bombası radyasyonuna, Çernobil’de nükleer santral kazası sonrası meydana gelen radyasyona uğrayan bireylerde, maruz kalmayanlara kıyasla daha sık papiller tiroid kanseri geliştiği bilinen bir gerçektir.

Radyasyon dışındaki nedenleri ise net olarak bilinmemekle birlikte, papiller tiroid kanserlerinin %5-15’inin genetik nedenlere bağlı olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Bu sebeple ailesinde papiller tiroid kanseri olan bireylerde de olmayanlara kıyasla bu tümöre karşılanma olasılığı daha fazladır. Kadınlarda papiller tiroid kanserinin erkeklere kıyasla 2-3 kat daha fazla görüldüğü öğrenilmektedir.

Papiller Tiroid Kanseri

Papiller Tiroid Kanseri Ne Tür Belirtiler Verir?

Papiller tiroid kanserli hastalar, genellikle üç farklı durumda hekimin karşısına çıkar: Tiroid bezinde ele gelen ya da ultrasonla tespit edilen nodüllerden ince iğne biyopsisi alınması üzerine patoloji uzmanı papiller kanser varlığından ya da şüphesinden söz eder.

Boyunda ele gelen, gözle fark edilen veya ultrasonla belirlenen lenf bezesi büyümesinin, iğne biyopsisi sonrasında tiroid papiller kanser metastazına bağlı olduğunun anlaşılması,

Genellikle orta yaş üstü hastalarda tiroid bezindeki kanserin, bezin etrafındaki organlara yayılması, engelleme, fonksiyonlarını bozması sonrası hekime yaptığı müracaatla.

Örneğin; tümör, tiroid bezinin hemen arkasında var olan ve rekürren laringeal sinir adını alan ses telinin hareketinden sorumlu sinirin fonksiyonunu bozarsa hastada ses kısıklığı meydana gelebilir. Ya da gene tiroid bezinin arkasında yer alan yemek borusu duvarını engellerse, yutma güçlüğü gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

Bu 3 tablonun dışında çok iri, bası yapan nodüller gibi sebeplerle tiroidektomi ameliyatı uygulanan hastaların çıkartılan tiroid bezlerinde patologlar tarafından rastlantı ile o vakte kadar sessiz kalmış, bulgu vermeyen papiller tiroid kanseri odağı veya odakları belirlenebilmektedir.

Papiller Tiroid Kanseri Nasıl Teşhis Edilir?

Boynun ön kısmında, tiroid bezinin bulunduğu yerde bir şişlik, nodül tespit eden hastanın nodülünden ya da ultrason işlemiyle tiroid bezinde tespit edilen şüpheli görünümlü nodülden ince iğne biyopsisi standart uygulamadır.

Eğer biyopsi sonucu, tiroid kanseri açısından şüpheli bulunursa, uygulanması gereken genellikle ameliyatla tiroid bezinin nodül olan yarısının çıkartılmasıdır. Bu şekilde kanser söz konusuysa, tiroid bezinin patologlar tarafından incelenmesiyle kesin tanısı yapılmaktadır.

Papiller Tiroid Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?

Bu hastalıkta veya şüphesinde esas tedavi cerrahidir. İnce iğne biyopsisi sonrasında tiroid bezi içinde papiller tiroid kanseri şüphesine veya tanısına varıldıysa tiroid bezinin tümör kapsayan lobun (yarısının), ya da tamamının ameliyatla çıkartılması, çoğu kez standart tedavi yöntemidir.

Tekrar söylemek gerekirse bu hastalıkta esas tedavi cerrahidir. Yapılacak cerrahinin kapsamı, örneğin; tiroid bezinin yarısının mı yoksa tamamının mı çıkartılacağının, boyun lenf bezlerinin temizlenip temizlenmeyeceğinin kararı, tedaviyi yönlendiren hekimler tarafından hastanın ve de hastalığın pek çok niteliğine göre verilir.

Burada önemli olan, tiroid bezinin bir ya da her iki yarısının, tümüyle çıkartılmasıdır. Bu durumda patoloji araştırmanın sonucuna göre tekrar bir ameliyat gerekme olasılığı azalmakta, eğer gerekirse de yapılacak iş daha kolay ve sağlıklı olmaktadır.

Cerrahın ve daha sonra tedaviye kapsamı içerisinde olabilecek endokrinoloji ve nükleer tıp uzmanı hekimlerin işi daha kolaylaşmaktadır.

Bu hastalıkta tedaviyi yönlendiren hekimlerin seçimine göre radyoaktif iyot tedavisi, cerrahi tedavinin etkinliğini arttırmak için eklenebilmektedir. Ameliyat sırasında tiroid bezinin bir lobu (yarısı) alınacaksa geriye o tarafta hiç doku bırakmamak veya çok az tiroid dokusu bırakmak temeldir.

Keza her iki taraf tiroid lobları çıkartılacaksa gene geride hiç doku bırakmamak veya çok az tiroid dokusu bırakmak en sağlıklı ve doğru uygulama olacaktır.

Medüller Tiroid Kanseri

Tiroid bezinde C hücresi ya da parafoliküler hücre olarak sınıflandırılan hücrelerden meydana gelen medüller kanser, tüm tiroid kanserlerinin %5-10 unu oluşturur. Bu tümör hastaların %30’unda ailevi (kalıtsal) nitelik göstermektedir.

Bu kanser türünün boyundaki lenf bezelerine sıçrama olasılığı, diğer tiroid kanser türlerine göre daha fazladır. Bu hastalığı taşıyan hastaların kanlarında calcitonin (kalsitonin) isimli hormon düzeyi yükselmektedir. Bu durum da hastalığın tanısında kimi zaman kolaylık sağlayabilmektedir.

Kadın ve erkekte eşit oranda görülen bu tümör, iki durumda karşımıza gelmektedir: Çoğunluğu oluşturan birinci gruptaki hastalar, 50’li ve 60’lı yaşlarda, ailesinde medüller tiroid kanseri hikayesi bulunmayan kişilerden oluşur.

Tümörleri kalıtsal (ailevi) olmamaktadır. İkinci gruptaki hastaların hastalığı kalıtsal olmaktadır. Yani ailesinde medüller kanser tespit edilen veya ileride aile bireylerinin bir kısmında medüller kanser gelişme olasılığı olan kişilerdir. Genelde daha genç yaşta bu hastalığa yakalanmaktadırlar.

MEN2a (Multipl Endoktrin Neoplazi) ve MEN2b isimli sendromların (birden fazla organ ve sistemi ilgilendiren kalıtsal anomaliler) görüldüğü hastalarda medüller tiroid kanserine karşılaşılabilmektedir.

Bu sendromlu hastalarda, başka organlar ve vücut bölgelerinde tümörler ve fonksiyon bozuklukları yanı sıra hastalığı kalıtsal olmayan hastalara göre daha genç yaşlarda tiroid medüller kanser meydana çıkmaktadır.

İki Tür Medüller Tiroid Kanseri Vardır;

Sporadik: Genellikle yaşlılarda meydana gelen ve tek bir tiroid lobunu etkileyen en yaygın medüller tiroid kanseri çeşididir.

Kalıtsal: Çoğunlukla çocukluk çağında veya yetişkinliğin erken dönemlerinde gelişir. Bu kanser türüne sahip hastalar her iki tiroid lobunda da kanser taşıyabilir ve ayrıca başka tür kanserler için de yüksek riske sahip olabilir.

Bu tür tiroid kanserinin medüller olarak adlandırılması, kanserin tiroidin medulla bölgesinde bulunmasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca medüller tiroid kanserinin bulunması ve tedavi edilmesi genellikle diğer kanser çeşitlerine göre daha zordur.

Medüller Tiroid Kanseri Ne Tür Belirtiler Verir?

Hastaların önemli bir kısmında bu tümör, boynun ön veya yan kısmında bir şişlik, kitle olarak meydana çıkar. Bu hastalıkta genellikle, boyunda kitle veya tiroid bezinde kitle, nodül dışında hastanın anlayabileceği bir belirti bulunmamaktadır.

Çok az hastada, kitlenin basısına bağlı yutma ve nefes alma ile alakalı sorunlar veya ses kısıklığı gibi belirtiler de bulabilmektedir.

Medüller Tiroid Kanseri Nasıl Teşhis Edilir?

Boyunda kitle, tiroid bezinde nodül tespit edilmesi sonrasında yapılan araştırmalarda, bu kitlenin tiroiddeki medüller kansere ya da kanserin sıçramasıyla (metastaz yapmasıyla) ortaya çıkan lenf bezesi büyümesine bağlı olarak meydana çıktığı anlaşılabilir.

Çok daha nadiren, kişinin yakın akrabalarından birinde genetik yani kalıtsal tipte medüller kanser saptanmasıyla kişi de araştırmalara tabi tutulmakta ve onun da medüller kansere ya da medüller kanser öncesi hücresel değişikliklere sahip olduğu meydana gelebilmektedir.

Her iki durumda da yapılacak tanısal araştırmalar;

  •  Troid ultrasonografisi,
  •   Troid sintigrafisi,
  •   Tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi, kitlelerden iğne biyopsisi alınması ve patoloji uzmanlanlarınca yorumlandırılması,
  • Kanda kalsitonin adı verilen hormon seviyelerine gözden geçirilmesidir.

Bu konuda hekiminiz size gerekli bilgileri sunacaktır.

Medüller Tiroid Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?

Medüller tiroid kanserinde esas tedavi cerrahidir. Tiroid bezinin tamamen çıkartılması, boyun orta hatta, iman tahtası ismi verilen göğüs kemiğinin arkasındaki lenf bezelerinin çıkartılması, kimi zaman da boyun yan kısımlarda bulunan lenf bezelerinin temizlenmesi (boyun diseksiyonu) yapılan cerrahi girişimlerdir.

Cerrahi uygulanan hastalarda, ameliyat sonrası dönemde radyoterapi (ışın tedavisi) de hastaların önemli bir kısmında tedaviye eklenmektedir. Bu hastalığın tedavisinde radyoaktif iyot uygulamasının (atom tedavisi) hemen hiçbir zaman faydası ve yeri yoktur.

Hasta ve hastalık için en ideal tedaviyi seçmek ciddi bir deneyim ve tıbbi bilgi gerektirir. Hekiminiz tedavinizin planlanmasında izlenecek en ideal yolu tespit edecektir.

Medüller Tiroid Kanseri Ameliyatının Ardından Başka Operasyon Ya Da Tedavi Gerekir Mi?

Çıkartılan tiroid bezi dokusunda medüller kanser belirlenmesi durumunda hastanın yaşı, cinsiyeti, başka hastalıklarının bulunup bulunmaması, tümörün büyüklüğü, mikroskopla yapılan araştırmadaki hücre nitelikleri, tümörün lenf bezlerine, çevre veya uzak organlara yayılımı gibi birçok faktör ikinci bir cerrahi (eğer alınmadıysa, tiroid bezinin diğer yarısının alınması ya da boyun lenf bezelerinin temizlenmesi) yada radyoterapi gibi ek tedavileri gündeme getirebilir.

Bütün bu etkenleri değerlendirmek ve hasta ve hastalık için en ideal tedaviyi seçmek ciddi bir deneyim ve tıbbi bilgi gerektirir. Hekiminiz tedavinizin planlanmasında izlenecek en ideal yolu tespit edecektir.

Tiroid Ameliyatlarında Sinirlerin Korunması Neden Önemlidir?

Ses tellerinin gerginliğini denetleyen süperior larengeal sinir ve ses tellerinin hareketini sağlayan inferior (rekürren) larengeal sinir, ses ve konuşma açısından çok önemli yapılardır.

Bunlardan süperior larengeal sinirin zarar görmesi durumunda hasta tiz sesleri çıkartmakta güçlük çekerken rekürren larengeal sinirin hasar görmesi durumunda genellikle ciddi ses kısıklığı söz konusudur.

Madde Madde Medüller Tiroid Kanseri

  • Medüller tiroid kanseri, tiroid kanserleri arasında nispeten nadir karşılaşılan bir türüdür.
  • Kadınlarda ve erkeklerde eşit oranda görülen bu tümörün ortaya çıkmasında genetik etkenler rol oynayabilmektedir.
  • Radyasyona uğramanın bu tümör gelişiminde etkisi olduğu düşünülmemektedir.
  • Medüller tiroid kanseri, hastaların önemli bir kısmında boyun lenf bezelerine metastaz uygulamaktadır.
  • Medüller tiroid kanserinin esas tedavisi, tiroid bezinin ameliyatla çıkartılmasıdır. Hastaların önemli bir kısmında tiroid bezinin çıkartılmasının yanı sıra boyun diseksiyonu ve kimi durumlarda da radyoterapi, kemoterapi gibi ilave yöntemler de tedaviye çoğaltılabilmektedir.
Guatr hastaları nasıl beslenmeli?

Guatr hastaları nasıl beslenmeli?

Vücudumuz için hayati olan organların başında tiroit bezi geliyor. Kendisi küçük işlevi büyük olan bu organ metabolizma ve diğer birçok konuda belirleyici bir rol üstlenirken anormal bir şekilde büyüdüğünde ise guatr hastalığının meydana gelmesine yol açıyor.

Guatr Ameliyatında Paratiroid Bezinin Zarar Görmesi

Guatr Ameliyatında Paratiroid Bezinin Zarar Görmesi

Tiroit bezinin her iki yanında yer alan ve insan vücudunun en küçük organları olarak bilinen paratiroid bezleri, bir pirinç tanesi büyüklüğündedir. Her ne kadar kendisi küçük olsa da fonksiyonları vücut için oldukça önemlidir. Çünkü kandaki kalsiyum seviyesinin ideal dengede kalmasını sağlayan tek organ paratiroid bezleridir.

Aşırı stres ve zehirli guatr arasındaki korkutan ilişki

Aşırı stres ve zehirli guatr arasındaki korkutan ilişki

Modern hayatın tartışmasız en büyük problemi strestir. Aile, iş veya sosyal hayat fark etmeksizin günlük koşturmaca içinde birçok stres faktörüyle yüzleşmek zorunda kalıyor, kişisel ve profesyonel sorunlarla mücadele veriyoruz. Üstelik bu durum kronikleştiğinde ve stres hayatımızın vazgeçilmez bir eşlikçisine dönüştüğünde ise daha büyük sorunlar da beraberinde geliyor. Bunlardan biri de zehirli guatr …

Tiroit kanserini, boyunda ele gelen şişlik ele veriyor

Tiroit kanserini, boyunda ele gelen şişlik ele veriyor

Her hastalık, kendi içinde tipik belirtilerle öne çıkıyor, bu belirtiler hastalıkları ele veriyor. Özellikle de belli başlı semptomlar, kanser gibi hayati olan hastalıkların erken teşhisinde önemli bir rol üstlenirken tedavideki başarı şansını da yukarılara taşıyor. Bu hastalıklardan biri olan tiroit kanseri hem çok tipik bir belirtiye hem de erken teşhis edilip tedaviye başlandığında çok yüksek […]

Tiroid Kanseri Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Tiroid Kanseri Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Dünya üzerinde tiroit hastalıkları oldukça sık rastlanılan bir durum olmasına karşın, tiroide bağlı gelişen tiroid kanseri çok düşük oranda görülür. Üstelik tiroit kanserleri doğru teşhis edilip tedavi edildiğinde başarıya ulaşma oranı çok ama çok yüksektir.

Sağlıklı Bir Tiroid için Beslenme Rehberi

Sağlıklı Bir Tiroid için Beslenme Rehberi

Vücudumuzdaki birçok fonksiyonun sağlıklı ve normal bir şekilde ilerlemesi boynun altında yer alan kelebek şeklindeki bir tiroid ile doğrudan ilgilidir.

Tiroid Az veya Çok Çalıştığında Neler Olur?

Tiroid Az veya Çok Çalıştığında Neler Olur?

Birbirinden bağımsız birçok belirtinin ortaya çıkmasına yol açan tiroid bezi, bazen halsizlik bazense nefes darlığı olarak vücutta kendini gösteriyor. Kimi zaman saç dökülmesine neden olurken kimi zaman da aşırı uykunun arkasındaki sebebe dönüşüyor.